İsrail’e Karşı Askeri Dengede Bir Üst Seviye: Hizbullah’ın Hassas Füzeleri ve İHA’ları

Emir Aşnas* – @asnasemir

Giriş: Lübnan’da Neden Füze Var, Ne İşe Yarıyor?

İsrail askeri silahlanma açısından yalnız Ortadoğu’da değil muhtemelen tüm dünyada benzeri olmayan bir özelliğe sahip. Askeri alanda Batıda -özellikle ABD’de- geliştirilen tüm yeni silah, askeri teknoloji ve uçaklara mümkün olan en kısa zamanda ve neredeyse hiçbir kısıtlama olmaksızın sahip olabiliyor.

Buna karşılık, teknik anlamda İsrail’e karşı savaş açmayan tek cephe/komşu ülkesi olmasına rağmen neredeyse kuruluşundan itibaren kesintisiz bir şekilde İsrail’in saldırılarına maruz kalan, âdeta İsrail’in şamar oğlanına dönen Lübnan’ın ise bir ordusu dahi yok ve hiç olmadı. Zira zaten emperyalistler İsrail için tampon bir ülke oluşturmak amacıyla Suriye’nin bu parçasını kopararak bir “devlet” yaratmış ve bu kapsamda İsrail’e karşı askeri hiçbir risk içermeyen ve uysal davranacak bir yapı öngörmüşlerdi.(1)

Aslında Lübnan’da devletin kuruluşundan beri adına ordu denilen bir kurum oldu ama bunun sadece adı orduydu. Fiiliyatta ise bu yapının ordu değil biraz gelişkin bir polis gücü olduğu söylenebilir. Öyle ki bu “ordu”nun hâlâ bildiğimiz anlamda bir hava kuvvetleri olmadığı gibi neredeyse her gün hava sahasını ihlal eden bir düşmanının varlığına rağmen herhangi bir savaş uçağı ve hattâ hava saldırılarına karşı koyacak bir hava savunma sistemi dahi yok.

İşte böyle bir durumdaki Lübnan’a karşı, askeri silah ve teknoloji elde etmekteki ayrıcalığının yanı sıra başta ABD olmak üzere emperyalist kampın eşi benzeri olmayan ekonomik, mali, siyasi ve diplomatik desteğine sahip İsrail, 2000 yılında bu ülkenin işgal ettiği topraklarından kayıtsız şartsız çekilmek zorunda kalmış, Lübnan Direnişi karşısında yenilgiye uğramıştı. Böylece İsrail’in yenilmez bir orduya sahip olduğu efsanesi yerle bir olmuştu.

Yine 2006 yılında saldırdığı Lübnan’da en gelişmiş yeni teknolojiye sahip uçaklarının desteğine, bu uçaklarla Lübnan’ın altyapı tesislerine ve sivillere yönelik vahşi saldırılarına ve katliamlarına rağmen Hizbullah’ın direnişini aşamamış, 1 metre dahi ilerleyememiş ve 33 gün sonra emperyalist ülkeler ve işbirlikçi Arap rejimleri aracılığıyla ateşkes talep etmek zorunda kalmıştı.

1-2 haftayı aşan süreli savaşlara tahammülü olmayan İsrail’in bu “pes etmesinde” Hizbullah’ın askeri direnişinin yanı sıra Filistin’deki İsrail hedeflerine balistik füzelerle yaptığı karşı saldırılar önemli rol oynamıştı.

Böylece, Lübnan 2000 yılından -özellikle 2006 yılından- itibaren İsrail’e karşı net bir şekilde askeri caydırıcılık kazanmıştır. Daha önceki 50-55 yıllık dönemin aksine o tarihlerden bu yana İsrail, Hizbullah’ın askeri gücü ve sahip olduğu füzeler nedeniyle, Lübnan’a saldırmaya cesaret edemiyor. Sonuç olarak füzeler, Lübnan’ın kendisini, topraklarını ve haklarını -Akdeniz’deki doğal gaz yatakları dahil- İsrail’e karşı koruyabilmesini sağlıyor.

Hizbullah’ın Mevcut Füzeleri

Hizbullah karadan karaya (saldırı), anti tank, gemilere karşı ve hava savunma füzelerine sahip.

Vaşington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi-CSIS’in 2021 Ağustos’unda yayımladığı rapora göre, 2006 İsrail-Lübnan savaşı arifesinde Hizbullah’ın toplam 15 bin civarında füzesi vardı ve savaş sırasında da bunlardan 4 bini İsrail’e karşı kullanılmıştı. Aynı rapor, Hizbullah’ın bugün sahip olduğu toplam füze sayısını 130 bin olarak tahmin ediyor. (2)

Lübnan ve Suriye sınırındaki gelişmeleri -özellikle Hizbullah’ı- izlemek üzere Filistin’in Lübnan’a sınırdaş Yukarı Celil bölgesinde kurulmuş olan ve temel amacı yabancılara İngilizce propaganda rapor ve haberleri yayınlamak olan Alma Araştırma ve Eğitim Merkezi’nin (ALMA) 2021 Mayıs tarihli raporuna göre ise Hizbullah’ın sahip olduğu toplam füze sayısı 150 bin civarında.(3)

ALMA, Hizbullah’ın en yaygın karadan karaya (saldırı) füzelerini menzillerine göre şu şekilde sıralıyor:

  1. On binlerce kısa menzilli füze/roket: En yaygınları 40 km menzilli Grad ve 75 km menzilli Fajer.
  2. Yüzlerce ve binlerce orta menzilli füze: 200 km’ye kadar menzile sahip Zelzal ve 300 km’ye kadar menzile sahip Fateh 110 (diğer adıyla M-600 veya Teşrin) füzeleri.
  3. Düzinelerce uzun menzilli füze: Özellikle 300 ila 700 km menzilli Scud D füzeleri.

Yine ALMA’ya göre, Hizbullah’ın sabit ve hareketli çok sayıda füze rampasına sahip olması, ona günde toplam 2 bin füze ve roket gönderme kapasitesi sağlıyor.

Bu veriler ışığında, yukarıdaki görselden de anlaşılacağı gibi, Hizbullah’ın kısa ve orta menzilli füzelerinin kapsama alanı İsrail’in neredeyse tüm askeri ve sivil tesis ve yapıları ile nüfusun çok büyük kısmını içeriyor.

Nitekim Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, 2006 savaşının 13. yıldönümünde (Temmuz 2019’da) yaptığı bir söyleşide, en güneyde Kızıldeniz kıyısındaki Eylat dahil Filistin coğrafyasının tamamını hedef alabilecek imkânlara sahip olduklarını, ancak buna -yani uzun menzilli füzelere- gerek kalmaksızın, Tel-Aviv’in kuzeyindeki Netanya ile güneyindeki Asdûd (Ashdod) arasında yer alan 70 km derinlik ve 15-20 km genişlikteki alanın hedef alınmasının yeterli olacağını söyledi. Zira, İsrail’in stratejik kurum ve yapılarının (kamu kurumlarının, bakanlıkların, araştırma merkezlerinin, enstitülerin, ordu birimlerinin, hava alanlarının, hava üslerinin, sınai tesislerin, elektrik santrallerinin, deniz suyu arıtma tesislerinin, gaz pompa ve dağıtım merkezlerinin vs.) % 90’ının ve ayrıca nüfusun çoğunluğunun bu bölgede olduğunu belirtti.(4)

Hizbullah’ın Hassas Füzelere Sahip Olması ve İsrail’in Karşı Koyması:

Hizbullah son yıllarda İsrail ile askeri dengede geri düşmemek ve caydırıcılık gücünü korumak için hassas füzelere (precision -guided- missiles) sahip olmaya çalıştı. Bu füzeler hedefe hassas bir şekilde isabet etmeyi, âdeta nokta atışı yapmayı sağlayan teknolojiye sahip füzelerdir.

Buna mukabil, İsrail’in de son yıllardaki en önemli askeri önceliklerinden birisi Hizbullah’ın bu hassas füzelere/teknolojiye sahip olmasının engellenmesi oldu. Öyle ki, İsrail yetkilileri bunu defalarca alenen ilân ettiler.

3 Mart 2021 tarihinde İsrael Hayom gazetesi, İsrail ordusu bakış açısına göre Hizbullah’ın hassas füzelere sahip olmasının en acil tehdit olarak değerlendirildiğini, bu konudaki gelişmelerin bizzat genelkurmay başkanı ve yardımcıları tarafından gündelik olarak takip edildiğini yazdı. Gazete, ordu içinde yapılan değerlendirmeler sonucunda söz konusu tehdidin henüz “tolere edilebilir” seviyede olduğu yönündeki görüşün baskın çıktığını belirtti.(5)

Aynı gazete, 2021 Şubat’ında İsrail Ordusu İstihbarat Birimi AMAN’ın Başkanı Tamir Hayman’ın kısa süre önce Hizbullah’ın halihazırda “birkaç düzine” hassas füzeye sahip olduğunu söylediğini belirtti. Yine İsrail ordusunun Muharebe Teknikleri ve Modernleştirme Tugayı Komutanı Eran Nef’in “Hizbullah’ın sahip olduğu hassas füzelerin sayısının yüzlere ulaşmasının ve bine yaklaşmasının İsrail’in kırmızı çizgisi olduğunu, böyle bir durumda (karar vericilere) Hizbullah’a saldırmayı teklif edecekleri” şeklindeki sözlerini aktardı. Gazete ayrıca İsrail’in Suriye’ye saldırılarının büyük bir bölümünün de bu füzelerin ikmalini engellemeye yönelik olduğunu iddia etti.(6)

Son olarak, İsrail’in en önemli “think tank”lerinden -belki de en önemlisi- Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü-INSS, 15 Şubat 2022 tarihinde açıkladığı 2022 Strateji Raporunda İsrail için en büyük dış tehdidi şu şekilde belirtti: “İran, hem askeri nükleer kapasite arayışıyla hem de diğerlerinin yanı sıra İsrail’i kapsamlı ateş tehdidi altında tutma çabasını ve Lübnan’daki Hizbullah için hassas füze projesinin geliştirilmesini içeren yıkıcı bölgesel faaliyetleriyle İsrail için en ciddi dış tehdidi oluşturmaktadır. İsrail, bu zorluklara tek başına karşı koymada zorlanmakta; nükleer konuda bir anlaşmaya varılsın veya varılmasın, ABD ile koordinasyonunu ve özel ilişkilerini derinleştirmeye yönelik ihtiyacı artmaktadır.”(7)

Son Açıklama ve Gelişmeler Işığında Hizbullah’ın Hassas Füzeleri, İHA’ları ve Hava Savunma Sistemleri

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın tüm konuşmaları İsrail medyası ve kamuoyu tarafından yakından izlenir. Şüphesiz bunun bir nedeni, Hizbullah’ın İsrail için en büyük yakın tehdit olarak görülmesidir. Bir diğer neden ise Nasrallah’ın konuşmalarının psikolojik harbe dair boyutları olsa da İsrail kamuoyunda -kendi liderlerinin aksine- Nasrallah’ın yalan söylemeyeceği ve dayanaksız konuşmayacağı yönünde geçmiş on yıllardaki söylemlerinin doğru çıkması sonucunda oluşmuş yaygın bir görüşün bulunmasıdır.

Nasrallah, 16 Şubat 2022 tarihinde yaptığı konuşmada(8) İsrail’in “Savaşlar Arası (Dönemde) Muharebe/Mücadele-SAM (Campaign Between Wars)” olarak isimlendirdiği bir stratejiyi ilân etmiş olduğuna dikkat çekti.(9) İsrail’in SAM kapsamında değerlendirdiği askeri konular arasında bulunan hassas füzeler ve insansız hava araçları (İHA/drone) hususlarında Hizbullah’ın ulaştığı seviyeye dair önemli açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalarda bulunurken, vereceği bilgilerin düşman tarafından zaten bilindiğini, dolayısıyla gizlilik içermediğini belirtti. Ayrıca İsrail ordusunun SAM kapsamında yapmış olduğu faaliyetlerin/operasyonların sonuçları hakkında kendi kamuoyuna söylediği yalanları da bu konuşmasında ifşa etmiş olacağını vurguladı.

1- HASSAS FÜZELER: Nasrallah, SAM kapsamında son yıllarda özellikle hassas füzelere sahip olmalarını engellemeye çalıştığını, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılardaki amaçlarından birisinin bu füzelerin İran’dan Lübnan’a naklini engelleme amaçlı olduğunu belirtti. Bunun İran’dan Hizbullah’a Suriye üzerinden “nitelikli” silah naklini ne ölçüde etkilediği ve engellediği konusuna girmeyeceğini vurgulayarak bu saldırıların özellikle hassas füzeler konusunda kendileri için bir tehdit oluşturduğunu kabul etti. Bununla birlikte, Hizbullah’ın bu tehdidi fırsata dönüştürdüğünü, yıllar önce başladıkları bir proje kapsamında gerek kendi beyinleri ve imkânlarıyla gerek İran’ın sağladığı teknik yardımla ellerindeki füzelerden bir bölümünü hassas füzelere dönüştürmeyi başardıklarını ifade etti. Nasrallah, bugün itibariyle ellerinde yeterli ve bol miktarda hassas füze bulunduğunu ilan ederek, artık bunların İran tarafından Lübnan’a Suriye üzerinden gönderilmesine gerek kalmadığını belirtti.

Nasrallah öte yandan, İsrail’in bu füzelerin nerede olduğunu araştırdıklarının farkında olduklarına, onları tek bir yerde tutmadıkları için İsrail’in Lübnan içinde gittikçe daha fazla sayıda ajan kullanma ihtiyacının ortaya çıktığına işaret etti. Bununla birlikte bu füzeleri ajanlarla imha edemeyeceklerini, bunun için subay ve komando göndermeleri gerektiğini; böyle bir durumda ya denizden geleceklerini ya uzak bir bölgeye indirme yapacaklarını ya da bir baskın operasyonu yapmaya çalışacaklarını ifade etti. Ayrıca, İsrail’e “buyurun gelin, bunu ikinci bir “Ensariye”ye dönüştürmek umuduyla sizi bekliyoruz” şeklinde seslendi.

Ensariye operasyonu, 1997 yılında güneyde Sayda ile Sur şehirleri arasındaki Ensariye Köyüne çıkarma yapan İsrail’in seçkin komando birliğinin Hizbullah tarafından pusuya düşürülerek ağır kayıplar verdirildiği bir operasyondu.(10)

Yukarıda andığımız ALMA, Nasrallah’ın bu konuşmasından hemen beş gün sonra 21 Şubat 2022 tarihinde Hizbullah’ın sahip olduğu füzeler konusunda kısa bir rapor yayımladı.(11)

ALMA, daha önce 2021 Mayısındaki geniş kapsamlı raporunda Hizbullah’ın sahip olduğu toplam füze sayısını 150 bin civarında olarak belirtmişken, bu kez rakamı 70 bin seviyesine düşürdü.  ALMA’nın bu son raporundaki iddiaya göre, Hizbullah’ın elinde

– 65 bin adet kısa menzilli roket/füze (roketler + 45-200 km menzilli füzeler),

– 5 bin adet 200 km ve daha uzun menzilli füze,

– yüzlerce hassas füze, seyir füzesi, karadan denize füzeler (Yakhont ve C-802), hava savunma sistemleri-uçaksavar füzeler (SA-17 ve SA-22)

var. ALBA’ya göre Hizbullah’ın ayrıca mini denizaltıları ve torpidoları ile 145 bin civarında havan topu bulunuyor.

2- İHA’LAR: Nasrallah, İsrail’in SAM stratejisi kapsamında değerlendirdiği İHA’lar meselesinde de Hizbullah’ın tehdidi fırsata dönüştürdüğünü ve birkaç yıldır kendi İHA’larını üretmekte olduklarını açıkladı. Hattâ satın almak isteyenlerin kendilerine başvurabileceğini belirterek alay etti.

Nitekim bu konuşmadan, yalnızca iki gün sonra Hizbullah Filistin semalarına bir İHA gönderdi. Bu İHA Filistin semalarında 40 dakika kaldı ve görevini başarıyla tamamlayarak Lübnan’daki üssüne geri döndü. Bu küçük İHA dahi İsrail’de endişe yarattı; birçok bölgede sirenler çalındı ve halkın sığınaklara girmesi istendi. İsrail parlamentosu Knesset’teki Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı (ve eski Mossad Başkan Yardımcısı) Ram Ben Barak, İsrail ordu radyosuna verdiği demeçte “Alçak irtifada uçan ve engellenmesi zor olan çok küçük insansız hava araçlarının olduğu bir çağa hazırlanmalıyız” dedi.(12)

ALMA’nın yukarıda belirttiğimiz 21 Şubat 2022 tarihli son raporunda Hizbullah’ın en az 2000 İHA’sının bulunduğu belirtildi.

3- HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ: Nasrallah gerek belirttiğimiz 16 Şubat 2022 tarihli konuşmasında gerek 8 Şubat 2022 tarihinde yayımlanan Al-Alam TV röportajında hava savunma sistemleri konusuna da değindi.(13)

Nasrallah, daha önceleri İsrail İHA’larının bilgi toplama ve fotoğraf çekme amacıyla Lübnan topraklarına girdiğini, ancak 2 yıl kadar önce İsrail’in Beyrut’taki Al-Dahiya Al-Cenubiye’ye (Güney Banliyö: Beyrut’ta Şiilerin yoğun olduğu ve Hizbullah’ın merkezi teşkilatının bulunduğu semt) iki İHA gönderdiğini hatırlattı. Bunun üzerine esasen merhum İmad Muğniye döneminden (yani 2008 veya öncesinden) beri mevcut bulunan hava savunma sistemlerini İHA’lara karşı aktifleştirme kararı aldıklarını (bu sistemlerin savaş uçaklarına arşı kullanılması konusuna ise girmeyeceğini) belirtti. Bu savunma sistemlerinin son derece önemli bir işlev gördüğünü ve o tarihten bu yana Lübnan topraklarına giren İsrail İHA sayısının çok azaldığını, giren İHA’ların da Lübnan toprakları üzerinde mümkün olduğu kadar kısa bir süre geçirmeleri açısından denizden gelerek girdiklerini ve yüksek irtifada kaldıklarını, hatta bazen giren İHA’yı korumak için İsrail’in savaş uçağı da gönderdiğini ifade etti.

Söyleşide sunucunun “siz yalnızca İHA’lara karşı savunma silahından bahsediyorsunuz, oysa İsrail medyası kendi ordu kaynaklarına dayanarak Hizbullah’ın gerçek bir hava savunma sistemine sahip olduğunu, elinizde Rusların SA-8 ve S-17 uçaksavar sistemleri bulunduğunu ve bu sistemlerin yalnızca İHA’lara karşı değil, savaş uçaklarına karşı da kullanılabileceğini belirtiyor” sözlerine cevaben “bu konuda detaylara girmeyeceğini, her şeyin mümkün olduğunu” söylüyor.

Sonuç olarak, Hizbullah’ın Rus yapımı bazı uçaksavar sistemleri bulunduğunu, bunu İHA’lara karşı kullanmakta olduğunu, ancak bu sistemlerin savaş uçaklarına karşı henüz yeterli nitelik ve/veya nicelikte olmadığını ya da Hizbullah’ın bu aşamada savaş uçaklarına karşı kullanmak ve açıklamak istemediğini anlıyoruz.

[1] https://www.marbutahaber.com/ortadogu/lubnan/emir-asnas-yazdi-ve-prof-saadenin-makalesini-cevirdi-lubnani-anlamak-buyuk-lubnanin-islevi-baslangici-ve-sonu/

[2] https://missilethreat.csis.org/country/hezbollahs-rocket-arsenal/

[3] https://israel-alma.org/2021/05/06/hezbollahs-missile-and-rocket-arrays-a-tough-and-complex-challenge-for-israel/

[4] https://www.youtube.com/watch?v=Przcf2SGwV0

[5] https://www.israelhayom.com/2021/03/03/hezbollahs-precision-missiles-a-bigger-threat-than-irans-nuclear-program/

[6] https://english.sawtbeirut.com/lebanon/israel-threatens-to-target-hezbollah-precision-missiles-if-crosses-the-red-line/

[7] https://www.inss.org.il/publication/preview-2022/

[8] https://www.youtube.com/watch?v=miph2ekC-xs&t=1775s

[9] https://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/campaign-between-wars-how-israel-rethought-its-strategy-counter-irans-malign

[10] https://www.ydh.com.tr/HD17125_hizbullahtan-israile-uc-sok.html

[11] https://israel-alma.org/2022/02/21/does-hezbollah-really-have-150000-missiles-and-rockets/

[12] https://www.ydh.com.tr/HD17129_israil-basini–hizbullahin-2-bin-ihasi-var.html

[13] https://www.youtube.com/watch?v=OwVJUNPo4Dw&ab_channel=AlMayadeenChannel-%D9%82%D9%86%D8%A7%D8%A9%D8%A7%D9%84%D9%85%D9%8A%D8%A7%D8%AF%D9%8A%D9%86

*Emir Aşnas Kimdir?

Mülkiye mezunu. AB ve Uluslararası Ekonomik İlişkiler YL programı derslerini tamamladı. Ortadoğu ve Türkiye-Ortadoğu ilişkileri konularına meraklı. Uluslararası ticaret ve yatırım, kamu yönetimi ve ticaret diplomasisi alanlarında çalıştı. 3 yılı Filistin’de olmak üzere toplam 10 yıl çeşitli Arap ülkelerinde görev yaptı. Arapça ve İngilizce biliyor, İspanyolca öğreniyor. (iletişim için: emirasnas@gmail.com)